1. Haberler
  2. SAĞLIK
  3. Yapabiliyor olmak yeterli mi?

Yapabiliyor olmak yeterli mi?

Güncelleme Tarihi: Haziran 13, 2026 09:40Prof. Dr. Mustafa ÖzdoğanOluşturulma Tarihi: Haziran 13, 2026 09:40Bir zamanlar insanlar uçmayı hayal etti. Sonra uçtular.Haberin DevamıAy’a gitmeyi hayal etti. Gittiler.Tarih boyunca insanlığın büyük hikâyelerinden biri, imkânsız görünen

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Güncelleme Tarihi: Haziran 13, 2026 09:40Prof. Dr.

Mustafa ÖzdoğanOluşturulma Tarihi: Haziran 13, 2026 09:40Bir zamanlar insanlar uçmayı hayal etti. Sonra uçtular.Haberin DevamıAy’a gitmeyi hayal etti.

Gittiler.Tarih boyunca insanlığın büyük hikâyelerinden biri, imkânsız görünen şeyleri mümkün kılması oldu. Ama bugün ilk kez farklı bir soruyla karşı karşıyayız: Yapabiliyor olmamız, onu yapmamız gerektiği anlamına gelir mi?Geçtiğimiz günlerde bilim dünyasında sessiz ama tarihi bir gelişme yaşandı.Araştırmacılar, insan embriyolarında ilk kez DNA’yı kesmeden, tek bir genetik harfi değiştirerek hassas genom düzenlemesi yaptıklarını açıkladı.

Teknik ayrıntılar bir yana…Asıl mesele şu: İnsanlık, doğacak bir çocuğun genetik kaderine müdahale etmeye her zamankinden daha çok yaklaştı. Aslında bu hikâye yeni değil.

Binlerce yıldır insanlar daha sağlıklı, daha güçlü, daha uzun yaşayan çocuklar hayal etti.Antik Sparta’dan, 20. yüzyılda insanları genetik özelliklerine göre sınıflandırmaya çalışan tehlikeli deneylere kadar insanlık, “kusursuz insan” fikrine defalarca kapıldı.

Ve her seferinde, iyi niyetle başlayan yolculukların tehlikeli yerlere gidebildiğini gördü.AMAÇ KALITSAL HASTALIKLARI ÖNLEMEKBugün bilim insanlarının amacı farklı. Kimse mavi gözlü, uzun boylu, üstün zekâlı insanlar üretmeye çalışmıyor.

Amaç çok daha mütevazı.Bir çocuğun kalıtsal hastalıkla doğmasını engellemek.Orak hücre hastalığı, talasemi, bazı ağır genetik sendromlar, bazı kalıtsal kanserler… Bunları önlemek istemek son derece insani.

Sorun da burada başlıyor. Çünkü tarih bize şunu öğretti; insanlık, bir teknolojiyi yalnızca ilk amaçlandığı yerde kullanmaz.Bir gün bir aile şunu sorabilir:“Bir hastalığı düzeltebiliyorsak, neden hastalık riskini azaltmayalım?” Sonra bir başkası: “Neden zekâyı artırmayalım?” Bir başkası: “Neden daha atletik yapmayalım?”Ve böylece, tedavi ile tasarım arasındaki çizgi bulanıklaşır.İlginç olan, bu çalışmayı yapan bilim insanları bile, teknolojinin bugün için kullanılmaması gerektiğini söylüyor.

Çünkü hâlâ sorunlar var. Hatalar var.

Belirsizlikler var. Yani bilim burada alışık olduğumuz dürüstlüğü gösteriyor;“Yapabiliyoruz.

Ama henüz hazır değiliz.”Belki de çağımızın en önemli cümlesi bu. Çünkü teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerliyor.Ama etik, aynı hızda koşamıyor.

Bir onkolog olarak bana göre mesele genetik değil. Mesele insanın kendisi.Kanseri tedavi etmek için genleri değiştirmeyi konuşuyoruz.

Bu heyecan verici.Ama aynı zamanda şunu da hatırlatıyor, bilim, bize güç verir. Ama yön vermez.

Yönü hâlâ insanlar belirler.Belki bu yüzden önümüzdeki yılların en büyük sorusu: “Ne yapabiliriz?” olmayacak.Onu zaten öğreniyoruz.Asıl soru şu olacak:“Ne yapmalıyız?” Ve tarih boyunca en zor cevaplanan soruların çoğu da işte böyle başlamıştır.BAKMADAN GEÇME!

Yapabiliyor olmak yeterli mi?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.