Çocukluk çağı kanseri hayatta kalanların önemli bir kısmı, yetişkinlik dönemlerinde anksiyete ve depresyon belirtileri yaşamaktadır.
Araştırmanın Detayları
NTNU’dan danışman ve araştırmacı Magnus Aasved Hjort, çocukluk çağı kanseri geçiren bireylerin yetişkinliklerinde daha iyi bir destek alması gerektiğini vurguladı. Hjort ve ekibi tarafından yapılan bir araştırma, çocukluk döneminde kanser tedavisi gören bireylerin, yetişkinlikte psikolojik sorunlar yaşama olasılığının yüksek olduğunu ortaya koydu. Çalışmaya, Oslo Üniversitesi Hastanesi ve St. Olav Hastanesi’nden 18-40 yaş aralığında 132 kişi katıldı.
Psikolojik Belirtiler ve Yorgunluk
Katılımcılar, bilişsel işlevler, psikolojik belirtiler ve yorgunluk hakkında anket doldurdu. Araştırmanın sonuçları, katılımcıların yüzde 49’unun depresyon, yüzde 41’inin anksiyete belirtileri gösterdiğini ve yüzde 43’ünün ise önemli derecede yorgunluk yaşadığını ortaya koydu. Ayrıca, katılımcıların yüzde 28’i bilişsel işlevlerde klinik olarak anlamlı zorluklar yaşadıklarını bildirdi.
Depresyon ve Anksiyete Oranları
Norveç’te genel yetişkin nüfusta depresyon oranı yüzde 7 ila 10 arasında değişirken, anksiyete oranı ise yüzde 15 ile 20 arasındadır. Bu çalışma, çocukluk çağı kanseri hayatta kalanların, genel nüfusa kıyasla depresyon ve anksiyete sorunlarını çok daha yüksek oranda yaşadığını göstermektedir. NTNU tıp öğrencisi Anna Franzén, bu durumun oldukça şaşırtıcı olduğunu belirtti.
Uzun Süreli Tedavi ve Etkileri
Franzén, çocukluk çağında kanser tedavisi gören bireylerin, sosyal, zihinsel ve bilişsel gelişimlerini etkileyebilecek uzun süreli ve yoğun bir tedavi sürecinden geçtiğini ifade etti. Chemoterapi gibi tedavilerin, bu bireylerin yaşamları üzerinde uzun vadeli olumsuz etkiler yaratabileceği vurgulandı. Hastanede geçirilen uzun süreler, çocukların diğer çocuklarla etkileşim kurma becerilerini geliştirmelerini engelleyebilir.
Bilişsel Zorluklar ve Yaşam Kalitesi
Çalışma, katılımcıların yüzde 28’inin dikkat, konsantrasyon, planlama gibi çeşitli bilişsel işlevlerde zorluklar yaşadığını göstermekte. Bu zorluklar, duygusal ve düşünsel yönetim üzerinde olumsuz etkiler yaratmakta, bu da anksiyete ve depresyon gelişimini kolaylaştırmaktadır. Bu durum, bireylerin eğitim ve iş yaşamında da sorunlar yaşamasına neden olabilir.
Uzun Dönem Takip Gerekliliği
Hjort, çocukların 18 yaşına kadar pediatrik onkoloji departmanı tarafından takip edildiğini, ancak sonrasında uzman sağlık hizmetlerinin sona erdiğini belirtti. Çocukluk çağı kanseri hayatta kalanların, topluma eşit bir şekilde katılabilmeleri için daha fazla takibe ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Hjort, Norveç’te çocuk kanseri geçiren herkesin, yaşam boyu takip edilmesi gereken özel bir polikliniğe ihtiyacı olduğunu savundu.
Finansman ve Araştırma Ekibi
Bu çalışma, Norveç Kanser Derneği tarafından finanse edilmekte olup, NTNU Psikoloji Bölümü tarafından yürütülmektedir. Projenin lideri Profesör Trude Reinfjell’dir.




